Japon kız siyah

realhomes ev tekstİl ÜrÜnlerİ Üretİm bİlİŞİm hİz. san. tİc. ltd. Ştİ. Siyah ve Kırmızı Zeminli Japon Kız Modern Fermuarlı Sandalye Minderi ... Seksi Şeffaf Japon Kız Dantel Siyah Seksi Külot , Find Complete Details about Seksi Şeffaf Japon Kız Dantel Siyah Seksi Külot,Seksi Külot,Japon Kız Seksi Külot,Şeffaf Seksi Külot from Plus Size Underwear Supplier or Manufacturer-Ohyeah Lingerie Trade (Xiamen) Co., Ltd. Anime Pazarı Japon Liseli Kız Oturuyor Siyah Unisex Anime T-shirt. 69,90 TL. Bu ürünün farklı seçenekleri vardır Animepazarı Japon Kız ve Kedisi Anime TShirt. 69,90 TL. Bu ürünün farklı seçenekleri vardır Anime Pazarı Japon Gül Kafesi Unisex Anime T-shirt ... RealHomes Dijital Baskılı Dekoratif Yastık Kırlent Kılıfı RealHomes Dijital Baskılı Dekoratif Yastık Kırlent Kılıfı, kumaş seçimi ve dikiş detaylarıyla şık bir Siyah kız ve beyaz kız arasında karşılaştırma! Funny. 1:29. Kız Yardım isterken Erkeklerin Aklını Başından Aldı Komik Video. Baattin. 3:00. Erkeklerin Kucağına Oturan Kız Şakası ... Avrupalı kız Japon liseli kız üniforması ile cosplay yapmış ... Kız Siyah Afroamerican. 285 434 27. Tori Japon Tapınak. 191 258 13. Eyfel Kulesi Paris. 237 200 30. Papilio Rumanzovia. 410 461 44. Gitar Klasik Gitar. 257 319 20. Soyut Duvar Zemin. 388 445 42.

Nasıl Anime karekteri olunur diy tutorial

2020.09.17 17:54 _raihee_ Nasıl Anime karekteri olunur diy tutorial

Yo ben Japon sokak zencisi Rayuga Amano ve bu sana nasıl Anime karekteri olunacağını anlatıcam bir tutorial bu yeğen.
Öncellikle Anime karkteri nedir yenir mi içilir mi : Anime karekteri olmak demek büyük göz demektir,uzun bacak demektir,nefes ala ala konuşmak demektir, kız isen koca meme demektir,erkek isen büyük yarrak demektir, belki biraz traplik femboyluk demektir yeğen.
Bak yeğen ilk olarak Anime karekteri olmak için günde 2 saat Anime izliyorsun ben demiyorum Animelojistler diyor chanan waifu tay diyor pröfesürler var onlar diyor.
Böyleliklen Anime phraselerini bilip Anime karekteri gibi konuşabiliyosun koçum bağır bakalım şimdi one chan diye!!! Sesini mümkün olduğunca incelt yeğen helyum çekmiş gibi tamam mı?
İkinci adım yeğen Anime karekteri gibi Davranmak peki nasıl yabacağız yaw güven abine sen: sikin varsa sevimli amın varsa havalı olucan işte ya ne tam tersi yeğen güven bana.
Üçüncü adım yeğen Anime karekteri gibi giyinmek, Peki nabacağız?
Bak camiiyi koluna al aldın mı? Dön ordan düz git yeğen yürü 100 metre heh japonyadasın şimdi . Gir bi dükkana de ki amcaya: "Anata to sekkusushitai" adam kızabilir yılma devam et bağırmaya sonra dur deki "Watashi wa chitsu o motte imasu" de adam durucak sonra soyucak sizi neden deme canım adam o kadar duygulandı ki Anime katekteri olma azminiz,isteğinizden sizi elleriyle giydiricek yani işi bittikten sonra giydirir sanırım...
Aynaya bak yeğen erkeksen etek japon okul kıyafeti ve pembe saçlı olmuş olacaksın. Bir hanım kızımızsan siyah saçlı pantolon kazak gözlüklü olmuş olacaksın.
İnsanlar trap diyebilir sana ama cahilliklerine ver sen anime karekterisin artık.
Gel bağcılar waifu kırahathane ve manga evine beraber yeşil çay içim manga okuyalım okey atalım adamsın yeğen
Son olarak insanlar seni sikmeye çalışırsa de ki
"1-Jikan-atari 1000-doru"
Rahat bırakırlar sizi böyle diyince yeğen.
Hadi shivaya emanet ol.
Annengillere selam söyle .
submitted by _raihee_ to Rayuga_Archive_ [link] [comments]


2020.09.17 17:54 _raihee_ Nasıl Anime karekteri olunur diy tutorial

Yo ben Japon sokak zencisi Rayuga Amano ve bu sana nasıl Anime karekteri olunacağını anlatıcam bir tutorial bu yeğen.
Öncellikle Anime karkteri nedir yenir mi içilir mi : Anime karekteri olmak demek büyük göz demektir,uzun bacak demektir,nefes ala ala konuşmak demektir, kız isen koca meme demektir,erkek isen büyük yarrak demektir, belki biraz traplik femboyluk demektir yeğen.
Bak yeğen ilk olarak Anime karekteri olmak için günde 2 saat Anime izliyorsun ben demiyorum Animelojistler diyor chanan waifu tay diyor pröfesürler var onlar diyor.
Böyleliklen Anime phraselerini bilip Anime karekteri gibi konuşabiliyosun koçum bağır bakalım şimdi one chan diye!!! Sesini mümkün olduğunca incelt yeğen helyum çekmiş gibi tamam mı?
İkinci adım yeğen Anime karekteri gibi Davranmak peki nasıl yabacağız yaw güven abine sen: sikin varsa sevimli amın varsa havalı olucan işte ya ne tam tersi yeğen güven bana.
Üçüncü adım yeğen Anime karekteri gibi giyinmek, Peki nabacağız?
Bak camiiyi koluna al aldın mı? Dön ordan düz git yeğen yürü 100 metre heh japonyadasın şimdi . Gir bi dükkana de ki amcaya: "Anata to sekkusushitai" adam kızabilir yılma devam et bağırmaya sonra dur deki "Watashi wa chitsu o motte imasu" de adam durucak sonra soyucak sizi neden deme canım adam o kadar duygulandı ki Anime katekteri olma azminiz,isteğinizden sizi elleriyle giydiricek yani işi bittikten sonra giydirir sanırım...
Aynaya bak yeğen erkeksen etek japon okul kıyafeti ve pembe saçlı olmuş olacaksın. Bir hanım kızımızsan siyah saçlı pantolon kazak gözlüklü olmuş olacaksın.
İnsanlar trap diyebilir sana ama cahilliklerine ver sen anime karekterisin artık.
Gel bağcılar waifu kırahathane ve manga evine beraber yeşil çay içim manga okuyalım okey atalım adamsın yeğen
Son olarak insanlar seni sikmeye çalışırsa de ki
"1-Jikan-atari 1000-doru"
Rahat bırakırlar sizi böyle diyince yeğen.
Hadi shivaya emanet ol.
Annengillere selam söyle .
submitted by _raihee_ to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.03 21:15 Sunuyemre Geçen gün attığım kitabı devam ettirdim alın bu da 2. bölüm

Mert eve gitmek için ana caddeden geçip ara sokaklardan girdi.Mertin evin bulunduğu caddeye girdiğinde birini gördü.Adam tuhaftı.Dikkat çekici olduğu söylenebilirdi.Kafasında siyah şeritli kahverengi bir fötr şapka vardı.Uzun açık kahverengi bir de kaban giymişti üstüne.Beyaz tenliydi ve saçları gözükmüyordu.Burnu gayet düzgün bir erkek burnuydu.Ağzı biraz küçüktü.En azından o mesafeden öyle görünüyordu.Mert adamın hafif çekik mavi gözlerini görünce tanır gibi oldu adamı.Biraz düşündü ve adamı hatırladı.Fakat burda ne işi vardı onu daha önce buralarda hiç görmemişti.Mert adamı ortaokul günlerinden hatırlıyordu.Mertin Cemden daha çok nefret ettiği biri varsa o da oydu.Kendisine “Cücük” lakabını takan adamın adı Yükseldi.Yüksel Merte hep cücükderdi.Mert bundan hoşlanmazdı.O da hoşlanmadığı için yapardı zaten.Mert ortasınıf yıllarında çok fazla zorbalığa uğremıştı.Bu zorbalığın en büyük payı Yükseldeydi.Bir keresinde sırf şaka olsun diye Merti herkesin önünde çöpün içine atmıştı.Mert yine sinirlenmiş ve ona vurmuştu fakat Yüksel bu darbelere gülerek karşılık veriyordu çünkü Mertin deli gücü bile ona etki edemeyecek kadar güçsüzdü.Mert çok fazla ağlayan biri değildi fakat o gün sinirden ağlamıştı ve hocaları da ona kızmıştı.Çoğu zaman böyle zorbalıklarala geçmişti Mertin ortaokul yılları fakat Yükselin okuldan ayrılacağı günden bir gün önce çok kötü bir şey olmuştu.Mert sınıfta tek başına sırasında otururken Yüksel sınıftan içeri girdi.Yüksel Mertin yanına gitti ve cebinden bir bıçak çıkardı ve Merte uzattı ve şöyle dedi:
-Hey cücük!Eğer azıcık cesaretin varsa bu bıçağı elinde bi kaç tur döndür.Eğer başarırsan sana 20 lira veririm.
Mert ilk başta biraz çekindi ama her insan gibi Mert de parayı severdi.Alt tarafı bir bıçaktı birine girse bile pek bir şey olmaz diye düşündü.Ayrıca döndürmesi kolay bir bıçağa benziyordu.Bıçağı eline aldı.Biraz döndürmeye başladı fakat bir terslik vardı.Bıçağın sol tarafının üstünde sıkıca sürülmüş bir japon yapıştırıcısı olduğunu fark etti.Yükselin neden sadece bıçağın sağ tarafından tuttuğunu şimdi anlamıştı.Yüksele sordu:
+Neden böyle bir şey yaptın?
-Ne yapmışım?
+Aptala yatma.Bıçağa yapıştırıcı sürmüşsün.
-Aa evet.Hay Allah ya unutmuşum.Gel çıkartalım.
Yüksel bıçağın ve Mertin eline biraz su döktü.Kazıdılar ve bıçak çıktı.Yüksel,Mertten bıçağı tekrar aynı şekilde döndürmesini istedi.Bu istekten sonra Mertin içinde çizgiler dönmeye başladı.Kalın,yamuk,çarpık çizgiler hepsi teker teker beynine saplanmaya başlamıştı.Çünkü onunla yine alay ediyordu.Sinirden ne yapacağını şaşırmıştı.
+Ne diyorsun ulan sen?Al bıçağını da yürü git yanımdan.
Fakat Yüksel ısrarla bıçağı uzatmaya devam ediyordu.Fakat en son Yüksel de gülerek.
-Siktirgit korkak herif!Uğraşmaya değmezsin.
Tam o sırada Mertin tüm vücudundaki damarlar hızlı hızlı atmaya başladı.Bir hışımla bıçağı savurdu ve Yükselin kolunda bir çizik belirdi.Kanlar bir anda akmaya başladı.Yüksel yapmacık bir bağırmayla tüm okulu inletti.Yüksel her gün koluna jilet atıyordu zaten alışmıştı böyle bir şeye.Evet tabi ki aniden olmasından ötürü ufak bir çığlık atması normaldi fakat Yüksel çok abartmıştı.”AAAAAH KOLUM,ÖLECEĞİM SANIRIM,MERT BENİ ÖLDÜRECEK YARDIM EDİN AHHH.”Yapmacık çığlığı hocalar ve diğer öğrenciler sınıfa girene kadar devam etti.Hocalar hemen Yüksele ilk yardım yapmaya başlamıştı.Hocalar Merti müdürün odasına aldılar ve onunla konşmaya başladılar.Müdür:
-Vay be Mert!Demek sabahtan beridir gelen bıçak haberlerinin kahramanı sendin.Senden birine vurmanı beklerdim de okula böyle bir bıçak getirmeni hiç beklemezdim!
+Ama hocam bıçağı ben getirmedim ki!
-Kim getirdi o zaman?
+Yüksel getirdi.Beni kışkırttı ben de ani bir sinirle bıçağı savurdum.
-Bir de mazeret mi buluyorsun yaptığına?Ulan çocuk ölebilirdi!Hala çocuğun üstüne iftira atıyorsun.Son günü diye eski olayların intikamını mı almak istedin?Oğlum film mi çekiyoruz ulan burda?Bunların hepsi kaydına geçecek.Velinle görüşüp okuldan atılacaksın!
Ama der gibi oldu bir an Mert.Sonra vazgeçti.İçinde bir umursamazlık vardı.Okulu da geleceğini de boşvermişti.Çünkü artık bıkmıştı tüm saçmalıklardan.Gelcekte kazanacağı 3 kuruş para için değer miydi bunlara?2 kuruş kazanırdı biraz fazla çalışırdı da bu saçmalıkları çekmezdi.En azından buna değer diye düşünüp itiraz etmedi.Kaderini kabul etti.Muhtemelen olayda haklı olan kendisiydi çünkü Yüksel son gününde neden böyle bir şey yapsın?Tabi ki kendi eğlencesi için!Kendi eğlencesi için canını ortaya koymak.Sevmediği birini okuldan attırmak için dolaplar çevirmek.Bu Yüksel de deli miydi be?Neden böyle bir işe girmişti?Nerden geliyordu bu nefret diye merak ettmişti Mert.Belki de kişisel bir şey değildi.Belki de bunu yapmayı seviyordu Yüksel.Hiç soramadı çünkü o günden sonra Yükseli hiç görmedi.Bugüne kadar görmemişti yani.Peki neden bugün buradaydı diye sordu içine Mert.Evine gitmek için karşıdan karşıya geçti.Apartmandan içeri girdi.Merdivenleri tak tak çıktı.Önce kapıyı vurdu.Anahtarı vardı fakat annesinin hareket etmesini istiyordu.Hareket etmek insan vücudu için özellikle yaşlılar için sağlık bir şeydi.Annesi kapıyı açmayınca ne oluyor diye düşündü.Anahtarı cebinden çıkardı kapıyı açtı ve yavaşça içeri girdi.Mutfağa girdiğinde ise ağlayacak gibi oldu.Tüm oda kanla kaplıydı.Mert hafif bağırarak “Hassiktir ulan ne oluyor?”dedi.Rüya mı diye düşündü bir an.Çünkü rüyalarına çok benziyordu.Fakat bu tamamen gerçekti.Kafasını duvarlara vurmaya başladı.Annesi yerde kanlar içinde öylece yatıyordu.Yüzü yukarı bakıyordu.Karnından defalarca bıçaklanmıştı annesi.Gözleri hafif açıktı.Sanki Merte bakarak geç kaldın diyordu.Mertin gözlerinden hafif hafif göz yaşları akmaya başladı.Hala neler olduğunu anlayamamıştı ki aklına birden Yüksel geldi.Kendi apartmanlarından çıkmıştı.Yani öyle olmalıydı gidiş yönü bunu doğruluyordu.Kapıyı çalmıştı,annesine kendisini tanıtmıştı ve sonra…Aklı almıyordu Mertin.Bir insan neden böyle bir şey yapardı?Nerden geliyordu bu nefret?Pencerenin yanına gitti tüm yolu taradı fakat ne Yükseli gördü ne de farklı bir ipucu.İpucu aramıyordu zaten gözleri sadece Yükseli arıyordu.Annesinin yanına yaklaşamıyordu.Hem kan kokusu hem de onu öyle görmek engelliyordu kendisini.Mutfağın diğer taraflarına bakmaya karar verdi.Katilin kullandığı bıçak ortalarda gözükmüyordu fakat gözüne bir kitap ilişti.Bu onun okul fotoğraflarının olduğu kitaptı.Orada olmaması gerekiyordu bu kitiabın.Normalde hep kendi yatağının baş ucundaki çekmecede olurdu.Kitabı açtı.İlk sayfasına baktı.Sayfada “NABER CÜCÜK?”yazıyordu.Okuduğu anda her zamanki sinirlerinden biri yine kapıya dayandı.kitabı fırlattı.Yeri yumruklamaya başladı.Ağzından tek kelime çıkıyordu.”NEDEN?”Bu kelimeyi tekrarlayarak ağlayıp 1 2 dakika boyunca yerde kaldı.Yavaşça sinirini attığını düşününce kalktı ve olabildiğince soğukkanlı bir şekilde kitabı tekrar açtı.Sayfaları geçti ve son sayfada duraksadı.Sayfada Mertin tüm sınıfıyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafı vardı.Bir kızın suratının üstünde çarpı işareti vardı.İlk görüşte anlaşılıyordu ki annesinin kanıyla çizilmişti bu işaret.Çok büyük küfürler etti Yüksele.Bu kız onun ortaokuldan sevdiği kızdı.Ona o sıralar o kadar bağlanmıştı ki onun için 6-7 tane şiir yazmıştı.Hatta bir keresinde şarkı bile yazmaya çalışmıştı.Hiçbirinde başarılı olamamıştı.Yazma konusunda yeteneksiz birisiydi Mert.Peki bunu Yüksel nerden biliyordu?Yani neden onun suratına bir çarpı çizmişti?Bu aşkı sadece Mertin annesi biliyordu.Bir an annesini öldürmeden önce annesiyle muhabbet ettiğini sorguladı.Bu mümkündü.Mertin miğdesi bulanmya başladı.Lavaboyu kullandı.Sonra her ihtimale karşı evde bulundurduğu babasının eski tabancasını beline taktı ve hiçbir yere bakmadan evden kendini attı.Artık aklına takmıştı.Yüksel ölmeliydi.Polisi bu işe karıştırmayacaktı.Muhtemelen komşular kokuyu alıp polisi arayacaktı ve belki de kendisini suçlu olarak görecekti herkes.Peki bu umrunda mıydı Mertin.Gidip Yükselin karnına şarjörde bir mermi kalana kadar sıkacaktı ve belki de o mermiyle kendini vuracaktı.Apartmandan çıktı.Allahtan tanıdık biriyle karşılaşmamıştı zira bununla uğraşacak hali vakti yerinde değildi. İlk başta Yükseli nerde bulabileceğini düşündü.Onu hemen bulmalıydı.Nereye gidebileceğini düşündü.7. sınıfta okulun yakınında bir bar vardı.Yüksel hep oraya girmek isterdi okul çıkışlarında.Mertin gözlemlerine göre böyleydi.Ama bugün onu burada bulabilmesini imkansız diye düşündü.Yine de o bara gitmeye karar verdi.Gideyim de sonrası gelir diye düşündü.Çıkmadan önce tüm parasını almıştı.Evlerinde bir bilezik de vardı fakat onu bulamamıştı.Muhtemelen Yüksel çalmıştır diye düşünmüş ve umarsızlıkla geride bırakmıştı.Otobüse bindi.Bara 2 sokak uzaklıkta olan kafenin önünde durdu.Kafasını etrafa çevirmeden direkt bara yöneldi.İçeri girdi.Klasik,barmenin yanına gitti bir bira istedi.Birayı normalde seven biri değildi fakat bara gelmişti.Bir şeyler içmesi gerekiyordu.Kafasını dağıtır diye almıştı birayı.Bir kaç yudum aldı ve ilk birasın bitirmiş oldu.Barmenle konuşmaya karar verdi.
-Birader buralara takılan yüksel adında mavi gözlü birini tanıyor musun?
Hayır diye karşılık verdi.
+Buraya gelen çok az kişiyle tanışırım.Gelmişse bile bilemem.
Mert teşekkür etti ve etrafına bakınmaya başladı.Bir umut bakıyordu.İçinde bulacakmış gibi bir his vardı.Etrafına bakarken birini farketti ve ona dikkatlice bakmaya başladı.Kız da onun tarafına bakıyordu.Normal olarak fark etti ve gözlerinin içine bakarak gülümsedi.Mertin kalbi resmen o anda uçtu gitti.Bu kızı tanıyordu.Kız da onu tanıyordu muhtemelen.Çünkü ona doğru yürümeye başlamıştı bile.Bu kız onun geçmişteki platoniği,kendisi için şiirler yazmaya çalıştığı ve başaramadığı kızdı.Bu kız nasıl oradaydı.Ne kadar da garip bir gün diye geçirdi içinden Mert.Mert de kıza bakarak gülümsedi.Kızın adı Suna idi.
-Meraba.Seni bir yerden tanıyorum da tam çıkaramadım.Acaba sen beni tanıyabildin mi?Çünkü biraz öyle bakıyorsun da.
+Merabalar Suna Su Hanım diyerek gülümsedi Mert.
Ortaokul zamanlarında bu kıza Suna Su derdi.Bu onun için cesaret isteyen bir davranıştı.Bir kaç kez söylemişti bunu ona.Sunanın da hoşuna gitmiş gibiydi.Bu lakabı bir şiirden almıştı Mert.
Suna biraz düşündü ve tekrar gülümsedi.
-Aaa Mert.Mertdi değil mi?
Mert onayladı.O an her şeyi unutmuş gibiydi.Çok mutlu olmuştu.Ne annesi,ne Yüksel…Hepsi aklından uçup gitmişti.Sohbete başladılar.
-Nerelerdesin uzun zamandır.Neler yaptın ne işle uğraşırsın nerde yaşarsın merak ettim.
Mert işten ayrıldığından vs. bahsetti.Hoş sohbetten sonra Mertin aklına Yükseli sormak geldi.Zamanında pek büyük olmasa da Suna ile Yükselin arasında bir arkadaşlık ilişkisin vardı.Sevgili değillerdi.Eğer olsalardı illa ki duyardı.Okulda konuşlurdu.Duymasa bile Mertin gözlemlerine göre aralarında böyle bir ilişki yoktu.Mert,Suna’ya olaylar hakkında bahsetmeden Yükseli sormuştu.
-Yüksel mi?Hayır okuldan sonra hiç görmedim onu.Neden sordun ki?
+Bilmem.Öylesine meraktan sordum.
-Şimdi boşver Yükseli falan.Bir telefon numaranı ver de daha sonra tekrar haberleşebilelim.Zamanında senle arkadaş olmak istemiştim faka dersler vs. yüzünden bir fırsat bulamadım.Zaten sen de pek arkadaş canlısı biri değildin.
Gülümsedi Mert..Sunanın kendisine karşı bir şeyler hissettiğini sezmişti.Mert çirkin biri değildi.Yani Suna sadece bahane olarak seni birine benzettim demiş olabilirdi.Kimin umrunda ki?Onu seviyordu.Konuşma boyunca ikisi de hep gülmüştü.
-Yarın tekrar buluşalım mı?
+Olur.Yarın saat 2de 2 sokak ötede BEY KAFE var biliyor musun?
-Evet.O zaman önünde buluşuruz.
Suna Merti dudağından öptü ve ayrıldı.Bu Mertin çok hoşuna gitmişti fakat bir gariplik vardı.Bu kadar çabuk muydu?Zamanında günlerce bunun hayalini kurmuştu.O zamanlar dersler mi bunu engellemişti?Kafası karışmıştı Mertin.Ama bazen fazla kurcalamamak en iyisi diye düşünürdü Mert.O kadar da akla takılacak bir konu değildi zaten.Kendi paranoyası diye düşündü ve bir otel bulmak için yola çıktı.Çoktan bildiği bir otel vardı.İSTAN OTEL.Oraya gitmek için yola koyuldu.Bir ara sokağa girdi ve bir olaya şahit oldu.Bir adam yolda yürüyordu ve bir kediyi gördü.Adam çöpün kenarına geçip kedinin olduğu yere kusmaya başladı.Kedi o taraftan kalkıp başka bir köşeye çekildi.Adam kusmasını bitirip kediye bakarak gülmeye başladı.Bu sırada Mert adamı tanıdı.Bu komşusu Cemdi.İzlemeye devam etti.Cem bir garip gözüküyordu.Sarhoş olabilirdi.Cem kedinin olduğu köşeye gitti,fermuarını çıkardı ve kedinin üstüne işemeye başladı.Cem sanki bundan zevk alıyordu.Kedi sinirlenmiş olmalı ki Ceme saldırdı.Cem sinirlendi ve kediyi bir tekmeyle yere serdi.Kediye defalarca vurup ölmesine neden oldu.Mert yine sinirlenmişti fakat bu sefer daha soğuk kanlıydı.Cemin arkasından yavaşça yaklaştı.Silahını çıkardı ve Cemin kafasına dayadı.Sesini kalınlaştırarak:
-Sakın tek kelime etme.Sadece dediklerimi yapacaksın.
+Sen kimsin be?
Mert,Cemin silahı fark etmesi için tetiği çekti.
-Bir daha kelime etme şimdi bu kusmuğu yalamaya başla.
Cem korkmuştu:
+Ama..
-Kapa çeneni sadece dediğimi yap.
Cem korkarak kusmuğu yalamaya başladı.
-Şimdi de yaptığın çişi yala bakalım.
+Lütfen bırak gid…
-Sus dedim sadece dediğimi yap.
Cem tanıyamadığı adamın dediğini yaptı.
-Şimdi de kediyi öpüp özür dile.
+Bunları sadece kediye vurduğum için mi yapıyorsun.O bana vumruştu ne yapabilirdim?
Mert bunu susturmadı ve susturmadığına pişman oldu.Bir hışımla ensesine silahın kabzasını vurdu,defalarca yüzünü yumrukladı ve hızını alamayıp Cemi boğmaya başladı.Başarmıştı.Cem ölmüştü.Bugüne kadar kapıldığı kıskançlığı hatırladı ve yüzünde bir gülümseme belirdi.Cemin yüzüne tükürdü.Evet.Artık o da bir kanunsuz olmuştu.Söz sahibi insanların koyduğu,sözde,toplumun uyum içinde işlemesini sağlayan kuralları çiğnemişti.Bugüne kadar hep şöyle düşünmüştü:Eğer birileri böyle kurallar koyduysa bir bildikleri vardır.Evet bir bildikleri vardı.Kendileri için bir bildikleri vardı tabiki de.Diğer insanların hergün neler yaşadığı hakkında bir fikirleri,bir bildikleri yoktu.Dünyadan çok uzakta yaşıyorlardı.Gerçek dünyadan.Aslında biliyorlardı kendilerinin görmediği dünyada neler olduğunu.Ama kimin umrundaki?Cebime vurunca bacağımın sesi değil de paramın sesi duyuluyor diyip mışıl mışıl uyuyorlardı yataklarında.Olan yine bunları kabul eden ve kuralları koyanların yanına giremeyen insanlarda oluşuyordu.Garip olan şuydu ki o insanlar da hiçbir şey yapmıyordu.Bazıları çaresiz kabul ediyordu.Bazıları ise üst kısma aşkla bakıyorlardı.Çünkü onların savunduğu şeyleri savunuyolardı.Benim dinimi savundu.Benim ülkemden olmayanları o da sevmiyor ben de demek ki o benim yanımda.Fakat böyle olmuyordu.O hep kendi keyfinin tarafındaydı.Paranın tarafındaydı.Mert Cemin işini çaldığını hatırladı ve baş ucuna 5 lira atıp otele doğru yol aldı fakat önce bir camiiden içeri girip ellerini yıkadı.
submitted by Sunuyemre to KGBTR [link] [comments]


2016.02.16 10:20 dilekbirgen Stacey Bendet;Erkeklerin durup bakacağı pantolonlar tasarlıyorum

Lady Gaga, Jennifer Lopez, Michelle Obama, Taylor Swift ve Rihanna gibi isimlerin gözde markası Alive and Olivia’nın yaratıcı direktörü Stacey Bendet ile konuştuk. Bendet hem özel hayatını hem de modayla ilgili düşüncelerini HT Cumartesi’ye anlattı.
Stacey Bendet 50’den fazla ülkede satışı olan Alice and Olivia markasının yaratıcı direktörü hem bir anne hem de bir eş. Her şey tepeden inmemiş, çok çalışmış ve kendi hikâyesini yazmış. Babası kumaş ithalatçısı, annesi giyinmeyi seven yaratıcı bir kadın. Yani modaya ilgisi boşuna değil Bendet’in. Uluslararası ilişkiler ve Fransızca bölümlerini bitirmiş ama genlerinden uzaklaşamamış. Tasarladığı pantolonlarla kısa sürede adını ünlü modacılar arasına yazdırdı. Hatta Lady Gaga, Michelle Obama, Jennifer Lopez, Angelina Jolie gibi isimler de onun tasarımlarını tercih ediyor. Ona göre başarısının sırrı odaklanmak ve işin her şeyden önce gelmesi. Bu lafta değil, geçen hafta Disney’lerin kurucusu Michael Eisner’in oğlu Eric Eisner’dan üçüncü kızını doğurmasına rağmen hemen işinin başına geçti ve sorularımızı yanıtladı.
Bir köyde büyümüşsünüz öyle mi?
Manhattan’da doğdum ve şehir dışında Chappaqua adında küçük bir köyde büyüdüm. Kırsal bir yerdi, bisiklet binerdim, kayalıklara hatta ağaçlara tırmanırdım. Anlayacağınız biraz hırçın bir çocukluk yaşadım. Kız kardeşimle çok oyun oynardık. O, nedense benim tam zıttım ama her zaman yakın arkadaşım oldu.
‘DÖŞEMELİK KUMAŞ BİLE KULLANDIM!’
2001’de Pennsilvania Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Fransızca bölümünden mezun olduktan sonra moda sektöründe internet siteleri yapmaya başladınız. Nasıl bu yola girdiniz?
Dilek beni hakikaten iyi araştırmışsın. Bu bilgileri her yerde bulamazsınız. Tasarım yapmayı hep sevmişimdir. Küçükken saatlerce bebeklerime kıyafetler yapardım. Annem “Bu kız kesin modayla alakalı bir şeyler yapacak” derdi. Paris’te yaşarken moda sektöründe çalışmaya karar verdim. Dikiş kurslarına gittim. Hedefimde büyük bir şirket kurmak yoktu. Önceleri çizgili ve grafik şekillerde tasarımlar yaptım, hatta ilk seferler döşemelik kumaş bile kullandım!
İlk tasarımın pantolon… İyi de pantolon daha zor bir tasarım değil mi?
O zamanlar jean çok modaydı. Kumaş pantolon giymek anne işiydi. Jean kesimini alıp kumaştan bir pantolona dönüştürdüm. Bu parçayı tasarlayıp dikmek zordur çünkü üste iyi oturması gerek. Desenleri ve kesimi kurnazca kullanarak harika bir vücut yaratabilirsiniz. Ben bacakları uzun ve kalçaları erkeklerin durup bakacağı şekilde gösteren pantolonlar tasarlamayı hedeflerim. Vücudu en güzel gösteren kesim alçak beldir, kalçada dar olacak ama bacakların altında bol paça olacak. Bu şekilde vücut daha uzun ve ince görünür.
Alice and Olivia anne ve anneannenizin isimlerinden oluşuyor. Neden?
Aslında Olivia annemin ve Alice de benim çok sevdiğim Japon balığımın adı. Her genç kızın modayla ilgili ilham kaynağı annesidir. Mesela bol paça pantolonların çıkış noktası annemin düğününde çektiği bir fotoğraftı.
Neden düğününde makyajın ve gelinliğin siyahtı?
Kaçtık, gizlice evlendik. Sürpriz yaptık ailelerimize. İlk olarak plajda beyaz bir gelinlikle evlendim. Eşim Eric, kargo şort giydi. İçimizden geldiği gibi giyindik.
‘TRENDLERİ KABUL ET’
Birçok koleksiyon hazırladınız. Peki ya bundan sonra?
Bir gün makyaj koleksiyonu yapmayı düşünüyorum.
Moda dünyası size ne öğretti?
Vizyonunu değiştirme! Trendleri kabul et ama onların peşinden koşma. Alice and Olivia kadınına sadık kal.
Uluslararası projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Bu yıl uluslararası ortaklarla Çin, Japonya ve Ortadoğu’da 15 mağaza açacağız.
Başarılı olmak için ünlülerin tasarımlarınızı giymesi şart mı?
Çok ünlü müşterimiz var. Markamızı tercih eden güçlü ve harika kadınları görünce gurur duyuyorum. Beyonce ve Jennifer Lopez de var mesela… Markamız Beyaz Saray’dan sahnelere kadar gidiyor.
En beğendiğiniz kişi kim?
Michelle Obama grafik desenli gömleğimizle harika görünüyor. Ayrıca Lady Gaga en beğendiğim siyah takımlardan biriyle; Beyonce bir gömleğimizle; Rihanna siyah pantolonumuzla favorim.
‘İŞ HER ŞEYDEN ÖNCE GELİR’
İki kızın var, onlardan modayla ilgili ne öğrendiniz?
Kızlarım bana modanın eğlenceli yönünü öğretti. Eloise’in tarzı minimalist. Siyah tayt ve beyaz gömlek giymeyi seviyor, saçını atkuyruğu yapar, yüksek tabanlı spor ayakkabı giyer. Scarlet büyük güneş gözlükleriyle dolaşıyor, taç, tütü, ayağında Dr. Martens veya çizme… O tam bir karakter!
Günümüzün modasında artık stil “güzel” olmaktan çok “cool” olmak.
Ben modaya sanat olarak bakıyorum. Kıyafetler benim için kişinin yansımasıdır. Bence bir kadın hem havalı hem de güzel olabilir.
Röportaj: Dİlek Birgen
submitted by dilekbirgen to Moda [link] [comments]


Japon Sex movie +18 - YouTube 5 ZENCİ 1 BEYAZ (rqtwyhwhsjwiia) link yokkk bulursanız siz ... Evde Canı sıkılan Japon Kızımız Dans Ediyor Part 1 - YouTube Asyalı Ateşli Kız Siyah Bikiniyle Dansı Külotlu çorap ve Mini Etekli Liseli Seksi Kız - YouTube okulda en iyi arkadaşımla beyaz külotlu çorabımız - YouTube Japon siyah külotlu çorap kız, Chica pantimedias negro japonés Siyah Kız beyaz Kızlar vs koca götlü Yanıt - YouTube Chica japonesa en pantimedias negras especiales, Özel siyah külotlu çorap Japon kız JAPON KIZ ve KONYALI ERKEĞİN BİR GÜNÜ  Üniversite ...

Seksi Şeffaf Japon Kız Dantel Siyah Seksi Külot - Buy ...

  1. Japon Sex movie +18 - YouTube
  2. 5 ZENCİ 1 BEYAZ (rqtwyhwhsjwiia) link yokkk bulursanız siz ...
  3. Evde Canı sıkılan Japon Kızımız Dans Ediyor Part 1 - YouTube
  4. Asyalı Ateşli Kız Siyah Bikiniyle Dansı
  5. Külotlu çorap ve Mini Etekli Liseli Seksi Kız - YouTube
  6. okulda en iyi arkadaşımla beyaz külotlu çorabımız - YouTube
  7. Japon siyah külotlu çorap kız, Chica pantimedias negro japonés
  8. Siyah Kız beyaz Kızlar vs koca götlü Yanıt - YouTube
  9. Chica japonesa en pantimedias negras especiales, Özel siyah külotlu çorap Japon kız
  10. JAPON KIZ ve KONYALI ERKEĞİN BİR GÜNÜ Üniversite ...

Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. [email protected] #enesbatur #komedi #instagram #video #youtube #sfssfwef #ffsfEWFE #ORKUNISITMAK #FACEBOOK # The next video is starting stop. Loading... Watch Queue Külotlu çorap - Kızlar Güzel kızlar külotlu çorap çekimleri Abone olmayı beğenmeyi ve yorum yazmayı unutmayın daha güzel videolar için ;) sexy kızlar güzel b... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. 운동할때 듣기좋은 노래모음 🌟 최고의 운동 음악 믹스 2018 🌟 운동동기부여 - 하드 운동에 음악 - Duration: 1:18:29. 운동 음악[Workout Music] Recommended for you Japon siyah külotlu çorap kız, Chica pantimedias negro japonés ... Sizi Çılgına Çevirecek 15 Japon Görgü Kuralı 1 - Duration: 13:11. OLUMLU BAK Recommended for you. Evde Canı sıkılan Japon Kızımız Dans Ediyor. ABONEMİZ OLMAYI UNUTMAYINIZ. dans eden japon japon kız dans ediyor japon liseli liseli japon kızlar dansçı kız s... Siyah Kız beyaz Kızlar vs koca götlü Yanıt Özellikle Kızlar İzlesin : D. Gülmekten altıma sıçtım. Tuvaletten yazıyorum. Böyle Sevgilileri Nereden Buluyor Bu ... Japonya'da ilk okuldan japon kız arkadaşım ile ÇOK ilginç bir deneyim yaşadık!! Japonya'da Üniversite Yurdumda başlayan günüm spontane bir şekilde Kız Ardaşı...